Almanya ırkçı şİddet mağdurlarını yüzüstü bırakıyor
Demonstrant trägt bei einer Protestaktion in Berlin ein T-Shirt mit dem Porträt des ermordeten NSU-Opfers Habil Kılıç
© Florian Schuh/dpa
9 Haziran 2016 – Almanya hükümeti mültecileri ve beyaz olmayan diğer insanları ayrımcılığa ve ırkçı saldırılara karşı yeterince korumayarak insan hakları sorumluluklarını yerine getirmiyor. Uluslararası Af Örgütü’nün "Güvensizlik içinde Yaşamak: Almanya Irkçı Şiddet Mağdurlarını Nasıl Yüzüstü Bırakıyor" başlıklı yeni raporundan çıkan sonuç bu. Nasyonal Sosyalist Yeraltı (Nationalsozialistischer Untergrund - NSU) örgütü tarafından işlenen ırkçı cinayetlerin etkin bir şekilde soruşturulmamasının üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, Alman kolluk kuvvetleri, mültecilere ve beyaz olmayan diğer insanlara yönelik giderek artan ırkçı şiddeti durdurma konusunda kararlı bir duruş sergilemiyor.
Uluslararası Af Örgütü Almanya eski Genel Sekreteri Selmin Çalışkan "Irkçı sebeplerle
yapılan saldırı sayısı, Almanya Federal Cumhuriyeti tarihinde hiç olmadığı kadar yüksek" diyor.
Çalışkan ayrıca, "Almanya’daki manzara şu ankinden daha çelişkili olamazdı: Bir yandan, onbinlerce gönüllü ve profesyonelin olağanüstü çabası sonucu ortaya çıkan harika ve vicdanlı bir 'hoşgeldiniz kültürümüz’ var; diğer yandan ise ırkçı duyguların şok edici bir vicdansızlıkla ifade edilmesi söz konusu."
Bu tür önyargılar çoğu zaman olduğu gibi kendisini şiddet yoluyla ifade ediyor. Uluslararası Af Örgütü’nün AB Araştırmacısı ve raporun başyazarı Marco Perolini, "Bu şok edici saldırılar, Avrupa’ya gelmeden önce zaten savaş ve zulüm yaşamış olan mülteci ve sığınmacıların tekrar travma yaşamasına neden oluyor. Neredeyse her gün insanlar tehdit ediliyor, sözlü ya da fiziksel saldırılara maruz kalıyor ya da mülteci yurtlarına saldırılar oluyor" diyor.
Selmin Çalışkan: "Uluslararası Af Örgütü, İçişleri Bakanları Konferansı’na mülteci yurtlarının ırkçı saldırılardan korunması için Almanya çapında bir strateji konusunda anlaşmaya varma çağrısında bulundu."
Aynı zamanda, Alman kolluk kuvvetleri ırkçı suçları, niteliğine uygun bir şekilde ele almalı ve uygun bir şekilde cezalandırmalarını sağlamalı. Raporda, polislerin çoğu zaman nasıl bir ırkçı şiddet vakasıyla uğraştıklarının farkında olmadıklarını gösteren örnekler de yer almaktadır.
Amnesty-Researcher Marco Perolini & Amnesty-Generalsekretärin Selmin Çalıskan bei der Berichtsvorstellung am 9.6.2016 in Berlin
© Amnesty International, Foto: Christian Ditsch
Çalışkan ayrıca, "Alman kolluk kuvvetleri NSU ve işlediği cinayetleri ele alma konusunda yaptıkları hatalardan fazla birşey öğrenemediler. Daha da önemlisi, Alman makamlarının kurumsal ırkçılık gibi büyük bir sorunla karşı karşıya olduğuna dair ortada açık emareler var. Kurumsal ırkçılık, derilerinin rengi, kültürel kimlikleri ve etnik kökenlerine bakılmaksızın herkese profesyonel ve uygun bir şekilde hizmet verilmesinin sağlanamadığı anlamına gelmektedir" dedi.
Bu nedenle, Uluslararası Af Örgütü, Almanya hükümetine, kurumsal ırkçılığın, Alman kolluk kuvvetleri ve özellikle de polis gücü içinde ırkçı suçların soruşturulmasını ne kadar engellediğine dair bağımsız bir soruşturma başlatması çağrısında bulunmaktadır.
Harekete geçin! Dilekçemizi imzalayarak Federal İçişleri Bakanına ve içişleri ile ilgili diğer Devlet Bakanları ile Senatörlere Almanya’daki insanları ırkçı şiddetten korumaları çağrısında bulunun.
Dilekçenin Türkçe versiyonunu burada bulabilirsiniz
Kampanya ile ilgili daha fazla Türkçe bilgi burada bulabilirsiniz